Obezite: Günümüzde evcil hayvanların en büyük problemi

Evcil kedi ve köpeklerde obezite günümüzde giderek artan oranda görülen bir durum. Bir araştırmaya göre ABD’de evcil köpeklerde obezite oranı bölgesel olarak değişmekle beraber %22-40 oranında.

Yakın zaman önce yapılmış bir çalışmaya göre evcil kedilerin %55’î, evcil köpeklerin ise %53’ü fazla kilolu veya obez. Bu veriler, sadece ABD’de 88 milyondan fazla kedi ve köpeğin fazla kilolu olduğu anlamına geliyor. Beslenme uzmanları ‘’Obezitenin günlük yaşamda en fazla karşılaştıkları sağlık problemi olduğunu’’ söylüyorlar ve ekliyorlar: ‘’Muayene ettiğimiz kedi-köpeklerin neredeyse yarısı obezken, diğer yarısı da olmaları gereken kilonun üzerindeler. Bu durum, hayvanın ileriki yılları için sağlık açısından büyük bir risk oluşturuyor.’’

Uzmanlar obeziteye bağlı kalça ve bacak problemlerinin, özellikle büyük ırk köpeklerde ötenazi yapmak zorunda kalınmasının en büyük sebebi olduğunu söylüyor. Bu noktadan bakacak olursak, obezite büyük ırk köpeklerde ölümünü en önemli nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Beslenme obezitenin nedeni iken aynı zamanda çözümü ve tedavisidir, hayvana özel olarak oluşturulmuş özel beslenme programı ile evcil hayvanın sağlığını korumaktan daha iyi bir yol olamaz.

Obeziteye bağlı kısa ve uzun vadedeki problemler

Evcil hayvanlarda obeziteye bağlı olarak birçok sağlık sorunu medyana geliyor: Metabolik hastalıklar, hormonal bozukluklar, dolaşım ve solunum sistemi bozuklukları, boşaltım ve üreme sistemi hastalıkları, kanser, bağışıklık sistemi problemleri ve osteoartrit.

Bir evcil hayvanın uzun bir ömür sürmesi kilo kontrolü ile yakından ilişkilidir. Enerji kısıtlamasının yapıldığı diyetlerin köpeklerin yaşam süresini neredeyse 2 yıl uzattığı çalışmalarla gösterilmiştir. Normal kilonun üzerindeki bir evcil hayvanda meydana gelen davranışsal değişiklikler, hayvanın sahibi ile ilişkisini de direkt etkiler. Normal kilonun üzerindeki kedi ve köpekler sıcağa karşı daha fazla tahammülsüz olurlar, ağırkanlıdırlar, daha kolay irrite olurlar ve sahipleri ile daha az iletişime geçerler.

Obeziteden kaynaklanan osteoartrit gibi dejeneratif hastalıkların ‘’sosyal ve ekonomik yükleri’’ de zaman zaman ağır olabilmektedir.

Bir evcil hayvanın obez olması sadece hayvanın değil, aynı zamanda sahibinin de problemidir. Uzmanlara göre evcil hayvanlarımızı yüksek kaliteli bir diyeti doğru miktarlarda sunarak uzun yıllar boyunca beslersek, onlar da kilo kontrollerini daha iyi yapabileceklerdir. Ancak birçok evcil hayvan sahibi, hayvanını çok beslemenin bir sevgi göstergesi olduğuna inanır ve bu nedenle gereğinden fazla besler. Sürekli fazla besin sunulan hayvan da, bu yaklaşımı minnettar kalınacak bir davranış olarak algılar ve sahibine daha fazla besin vermesi için adeta yalvarır hale gelir. Hayvan sahibi hayvanın kendisini sevdiğini düşünür ve ‘’Daha fazla besleme-sevildiğini düşünme’’ kısır döngüsüne girilmiş olur.

Oysa evcil hayvanlarımıza sevgimizi göstermemizin en güzel yolu onları, sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmelerini sağlayacak şekilde beslememizdir. Bu nedenle ‘’Beslenme yönetimi’’ koruyucu veterinerlikte çok önemli bir yer kaplamakta. Bu bilgiye tüm evcil hayvan sahiplerinin hakim olması ve veteriner hekimlerin her rutin muayenede beslenme konusunu gözden geçirmesi ve düzenlemesi, evcil hayvanların kilo kontrolü, sağlıklı-uzun ve mutlu bir yaşam sürmeleri için artık bir gerekli bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir.

 

Referans:

Yukarıdaki haber https://www.aaha.org/public_documents/professional/resources/nutrition-first-step-in-preventive-care.pdf’ten özetlenerek çevrilmiştir.

Yanıtlar